Bu Blogda Ara

9 Haziran 2013 Pazar

YENİDEN YOLLARA DÜŞÜYORUZ


Sevgili dostlarım; 

11 ya da 12 Haziran (2013) gibi Antalya'dan yola çıkıyoruz. İlk hedef Bursa İmaj Karavan. Bir iki eksiğimi giderdikten sonra, ver elini.....

Ver elini....

Ver elini....

Ver elini ... Neresi bilmiyorum.

Karavanımıza temel ihtiyaçlarımızı yüklüyoruz. Pasaportlarımız da yanımızda. Sigortayı sınırda yaptırırız nasılsa. 

Kaç günlüğüne gidiyoruz?

İnanın bunu da bilmiyorum. Bildiğim tek bir şey var. Ramazan Bayramı sonrası 11 Ağustos gibi oğlumuzun dersanesi başlayacak. O tarihte Antalya'da olmalıyız. Demek ki önümüzde yaklaşık 2 ay var. Ama belki 1 ayda, belki 1,5 ayda döneriz. Belki de 2 ayı tam doldururuz. Belki yolda, derede, tepede bir yerlerde başka bir karavancı dostlarımızla buluşacağız. Bu da kesinleşmiş değil.

Dedim ya işte öylesine çıkıyoruz yola... Yunanistan'dan mı çıkarız, Bulgaristan'dan mı onu bile kararlaştırmadık. 

Belki Adriyatik. Kuzey İtalya, Güney İsviçre-Avusturya yapacağız, belki de kuzeye doğru, Danimarka'ya çıkacağız. Belki de Belçika Hollanda....

Hiç bu kadar hazırlıksız yola çıkmamıştık. Otomobilimizle çıkacağımız zaman aylar önceden ince ince program yapar rezervasyonları hallederdik. Karavanımızla ilk turumuz olan 2012 Eylül ayındaki Yunanistan gezisinde elde ettiğimiz deneyimin verdiği güvenle olsa gerek, bu kez program yapmadık.

Belki yollarda sizlerden birileriyle karşılaşırız. Belki yola birlikte devam eder, ya da bir kaç günü birlikte geçiririz. Ya da sadece selamlaşıp, herkes yoluna der geçer gideriz. 

İşte böyle belirsizlik içerisinde 11-12 ya da en geç 13 Haziran gibi kontak çevireceğim.

Bakalım önümüzdeki günlerde nerede olacağız. İnanın ben de merak ediyorum.

Yollarda görüşmek dileğiyle.

Bünyamin Tokmak. 09.06.2013 ANTALYA

1. GÜN. EDİRNE'DEYİZ


Sevgili dostlarım; İstanbul'dan bugün yola çıktım. Yol notlarımı günü gününe yazmak istiyorum. Bu durum avantaj gibi görünse de, dezavantaj da yaratacaktır.   Aslında gezi notlarımı biriktirip, hepsini tekrar gözden geçriip, ekleme ve çıkarmalar yaptıktan sonra dört başı mamur bir dizi halinde yayımlamak daha akıllıca. Ancak ilk gün, Edirne'de Selimiye Camii'nin minarelerinin dibinde, netbook'umu açıp karaladığım notlarımı paylaşmak istedim. Bu aculluğumdan ötürü beni affedin. Daha yola çıktığımın ilk günü yazmaya başladım diye benden her gün düzenli notlar da beklemeyin. Fırsat buldukça yazarım ama dediğim gibi gezi bittikten sonra salim kafayla yazmak en iyisi.

Bu akşam Edirne'deyim. Selimiye camii'nin hemen kıyıcığ3ında Belediye'ye ait otoparktayım. Ücretsiz ama yakında üçretli olacakmış.

Bugün fuırsat buldum yazıyorum, yarın yazamayabilirim. Belki 3-5 g2ün hiç yazamayabilirim. Ama düzenli not tutup, gezimi size aktarmaya çalışacağım.

Şimdilik size ilk günün kısa not karalamalarıyla başbaşa bırakıyorum.


İLK DURAK EDİRNE

22 Haziran 2013 Cumartesi günü öğle vakti kızımızın Moda'daki evinden çıktık. Karavanı, Moda'nın dar sokakları yerine Kadıköy Rıhtımı'nda Balon'un yanındaki İSPARK'ın otoparkına bırakmıştık. 2 gün için 40 TL ödedik. Ancak çıkarken ilk şanssızlığı yaşadık. 6,5 metrelik, uzunca bir araç olan karavanımızn arkası yolu işgal etmesin diye ön tarafı, bordür taşına iyice yaklaştırmıştık. Geri çıkarken, ön tampon bordüre takıldı ve yerinden çıktı. Plakanın da iki vidasından biri yerinden oynayınca, plaka da sallanmaya başladı. Geçici olarak tamponu yerine yerleştirdik ve dikkatlice sürerek, çukurlardan kaçınarak en yakın tamirciye uğradım ve tamponla plakayı sabitledik. Cerememiz 25 TL idi.

Neyse, yola çıkabildik. Çevre yolundan Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'nü takiben Edirne'ye yöneldik. Sinop'tan telefonla birlikte seyahate çıkmayı planladığımız ama henüz tanışmadığımız Yavuz Bey'in bir gün önce telefonla sözünü ettiği Silivri yakınlarındaki Semizkum Kamping'e uğramayı kafama koymuştum. Yavuz Bey Semizkump Kamping'te Taraklı Karavan Festivali'nde benim de tanıştığım Habib Yanç'ın kaldığını söylemişti. Telefonla Yavuz Bey'den teyit aldım ama Habip Bey, bir işi için İstanbul'a gittiğinden kampta değilmiş. Olsun. Kahvaltının üzerinden 5-6 saat geçmiş, acıkmıştık. Kampa uğrayıp yemeğimizi yeriz diye düşündük. Semizkum'a girince bir kasaptan et ve karşısındaki marketten sebzeve bazı ihtiyaçlarımızı aldık. Kampa girdiğimizde, kısa süreliğine geldiğimizi söyleyince bizi otoparka yönlendirdiler. Gecelemeyip, ücret ödemeyeceğimizden olsa gerek, ciddiye alınmadık. Otopark'ta güneşin bağrında kalacağımıza deniz kenarında bir ağaç altı buluruz diye düşünüp, yola devam ettik. Bir kaç yüz metre sonra Basınkent Sitesi yakınlarında bir semt pazarı kurulduğunu gördük. Burada park edip, hem yemeğimizi pişirecek, hem de pazar alışverişi yapacaktık. Gül'le birlikte yemeği hazırladık, tencereyi ateşe koyduk. Ben salata yapmaya giriştim. Gül de pazara çıktı. 

Pazar pahalı olduğundan Gül sadece bir kaç çeşit meyve alıp dönmüş. 

Bu arada, yemeğimiz pişmiş, salata hazırlanmıştı. İştahla yemeğimizi yiyip, yola koyulduk. Otoban yerine devlet yolunu tercih ettik. Lüleburgaz'da Sanayi Çarşısı'na çıkıp, Bursa'da yenilenen farlarımızın balans ayarını yaptırdık. 

Akşam saat 21.00'de Edirne'deydik. Güneş de yeni batmıştı. Batı ve kuzeye gittikçe güneşin batma saati ilerlediğinden, akşamları bu bölgede geç oluyor. Kuzey Avrupa'da belki gece 23.00'te güneşi batıracağız. Seviyorum bu durumu. Karanlık çöksün istemiyorum. Edirne'de yatsı ezanının saat 23.00'te (22 Haziran 2013 itibarıyla) okunduğunu not etmeliyim.

Camperi Selimiye Camii'nin yanındaki çay bahçesinin önüne park edip, yürüyerek, kenti keşfe çıktık. Eski Cami'yi gezdik, Selimiye'yi sabaha bıraktık. 

Trafiğe kapalı yollarda 1,5 saatlik yürüyüş turunun ardından karavana döndük. Edirne kent merkezindeki kısa turumuzda edindiğimiz ilk izlenim, Edirneliler gayet çağdaş, modern insanlar ve belediye iyi çalışmış. Bir Avrupa kenti görüntüsündeki Edirne'yi sevdim.


Selimiye'nin diğer tarafındaki Belediye'ye ait otoparkı gözümüze kestirmiştik. Öyle de yaptık. Otopark'a geldik ve geceyi burada geçirmek üzere konuşlandık. 

Semizkum'da pişirdiğimiz yemeğin kalanı ısınırken, bir kadeh rakıyla ilk gün anılarını yazmaya başladım.

Bakalım yarın bize neler gösterecek. Sabah market alışverişini yapıp, Yavuz Bey ve eşiyle buluşup, tanışıp Kapıkule'ye dayanacağız.

Sevgili dostlar; ilk gün için fazla fotoğraf çekmedim, Bundan sonra fotoğraf çekmeye ağırlık vereceğim. İlk günkü bölümü fotoğrafsız idare ederseniz, arkasından sizi fotoğrafa doyuracağıma söz veriyorum.



6 yorum:

uzaklar dedi ki...

Ne güzel Bünyamin, kutluyor ve sizin başardığınızı başarmayı arzu ediyoruz. Kolay gelsin, yolunuz açık olsun

A & D dedi ki...

Tebrik ederim. Bizim ilk Avrupa turumuzdaki cesareti sizden almıştık. Kazasız belasız gidip gelmeniz dileklerimle...

kevser besmumlu dedi ki...

Tokmak ailesine bu güzel karavanla seyahat serüvenlerinde iyi gezi anıları diliyorum,yolunuz açık olsun......

Bünyamin Tokmak dedi ki...

Turumuzun 28. Gununde Amsterdam Zeeburg Camping'teyiz. Gezi notlari birikiyor.

Adsız dedi ki...

abi gezi günlüklerini merakla ve ısrarla bekliyorum. hatırlarsın belki, benim de ilham kaynağım sensin. sen düşürdün beni yollara... Ama yolda olmak güzel. Yolun da bahtında açık olsun...

Ferhat Akdemir

Adsız dedi ki...

Tebrik ediyorum sizi.İnşallah bir gün karavan alır birlikte seyahat ederiz.Araba ile zor oluyor.